Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi”
  • 15 Kasım 2021

Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi”

Ülkemizde “Özel Ö¤renme Güçlü¤ü” yaayan
çocuk sayısı oldukça fazladır. Özel ö¤renme
güçlü¤ü, e¤itimciler ve aileler tarafından yeterince
bilinmedi¤inden bu özel durumu olan çocuklar
gerek okul içinde gerekse aile ve çevre içinde pek
çok zorlukla karılamaktadırlar.
Disleksi veya di¤er özel durumlar yaayan
çocuklar e¤itim sisteminin içinde öylesine örseleniyor ve zarar görüyorlar ki! Büyüdüklerine
bırakın Leonardo olmalarını, liseye bile geçebilmeleri büyük bir ans oluyor onlar için. Bu ve
benzeri durum yaayan çocuklardan kendilerince oluturulmu normal diye adlandırılan bazı
kriterlere uymaları, hatta boyun e¤meleri beklenir.
Kriterler dıına çıkıldı¤ında ise çok rahatlıkla aforoz edilip etiketleniyor ve silindirden geçiriliyorlar.
Yukarıda da belirtildi¤i gibi günümüzde özel
ö¤renme güçlü¤ü yaayan çocuk sayısı oldukça
fazladır, hatta her sınıfta en az bir ö¤renci bu
durumu yaamaktadır. Bu ö¤renciler ne aileleri ne de e¤itimcileri tarafından tam olarak
anlaılamadıklarından, e¤itim hayatlarında zorluklarla karılamaktadırlar. Disleksi bozuklu¤una
sahip ünlüler arasından Albert Einstein, Auguste
Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi”
Uygar Salman, Serdal Özdemir, Arzu Berna Salman, Fatma Özdemir
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye
ABSTRACT
The number of children suffering from Specific Learning Difficulties is quite high in Turkey. Since Specific Learning Difficulties are not well known
by parents and educators, children of this feature face many difficulties within the family, environment and at school. Special educator Kirk used the
term “learning disability” for the first time in 1963. There is a significant dysfunction in the specific academic field of learning disorders. Non-uniform
distribution of cognitive impairment draws attention in children with this diagnosis. Although low socioeconomic status, anxiety, depression or
obsessive problems affect academic-cognitive ability negatively; nowadays neurobiological causes are considered to be more effective. Without
harming the individual, s/he should be taken to a specialist as soon as the Specific Learning Difficulties are noticed. Specific Learning Difficulties
require special expertise. Help should not be expected from the teachers. Necessary medical and psychological measurements should be made,
psychoeducation and psychological support should be provided.
Keywords: Dyslexia; learning diffıculties; specific learning diffıculties.
“Dyslexia”, the specific learning difficulty
ÖZ
Türkiye’de Özel Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuk sayısı oldukça fazladır. Özel Öğrenme Güçlüğü, aileler ve eğitimciler tarafından yeterince
bilinmediğinden bu özellikteki çocuklar, gerek okul içinde gerekse aile ve çevre içinde pek çok zorlukla karşılaşmaktadırlar. “Öğrenme bozukluğu”
terimi ilk kez 1963 yılında özel eğitimci Kirk tarafından kullanılmıştır. Öğrenme bozukluğunda özel bir akademik alanda belirgin disfonksiyon söz
konusudur. Bu tanıyı alan çocuklarda bilişsel yetilerin düzgün olmayan dağılımı dikkati çeker. Düşük sosyoekonomik durum, anksiyete, depresyon
veya obsesif sorunlar akademik-bilişsel yetkinliği olumsuz etkilese de günümüzde daha çok nörobiyolojik nedenlerin daha etkili olduğu kabul
edilir. Çok geç kalınmadan ve zarar verilmeden; Özel Öğrenme Güçlüğü fark edilir edilmez bireyin bir uzmana götürülmesi gerekir. Özel Öğrenme
Güçlüğü özel bir uzmanlık gerektirir. Öğretmenlerden yardım beklenmemelidir. Gerekli tıbbi ve psikolojik ölçümler yapılmalı, psikoeğitim ve
psikiyatrik destek sağlanmalıdır.
Anahtar sözcükler: Disleksi; öğrenme güçlüğü; özgül öğrenme güçlüğü.
Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi” 171
Rodin, Thomas Edison, John Kennedy, John
Lennon, Michelangelo, Walt Disney gibi isimler
örnek verilebilir.
Bu kadar sık yaanan ve binlerin arasından
ancak onların kendilerini var edebildi¤i “Özel
Ö¤renme Güçlü¤ü” nedir?
Ö¤renme bozuklu¤u terimi ilk kez 1963 yılında özel e¤itimci Kirk tarafından kullanılmıtır.[1,2]
Ö¤renme bozuklu¤unda özel bir akademik alanda
belirgin disfonksiyon söz konusudur. Ö¤renme
bozuklu tanısı konulan çocuklarda bilisel yetilerin
düzgün olmayan da¤ılımı dikkati çeker. Literatürde
disleksi (okuma sorunu) ö¤renme bozuklu¤u ile e
anlamlı olarak ve bazen konuma, dinleme ve
anlama yetilerindeki sorunları içerecek ekilde
geni bir anlamda kullanılır. Düük sosyoekonomik durum, anksiyete, depresyon veya obsesif
sorunlar akademik- bilisel yetkinli¤i olumsuz
etkilese de günümüzde daha çok nörobiyolojik
nedenlerin etkili oldu¤u kabul edilir. Motor geliim
bozuklukları, iletiim sorunları, özellikle Asperger
sendromu olmak üzere yaygın geliimsel bozukluklar, dikkat eksikli¤i ve tik bozukluklarında da
sıkça ö¤renme sorunu görülebilir.
Disleksi, zekası normal ya da normal üstü olan,
herhangi bir duyusal, nörolojik, fiziksel, ruhsal ve
kültürel özrü olmayan okuma, yazma, matematik,
kendini ifade etme, düünme, zaman ve mekanda yönelme alanlarından biri veya birkaçında
yetersizli¤e yol açan bir bozukluktur.
Disleksi sendromlu bireylerde beynin sa¤ ya da
sol yarım kürelerinin gelimedi¤i veya az geliti¤i
ince ve dar oldu¤u görülür. Yapılan aratırmalar,
Bu bozuklu¤a neden olan etmenler konusunda
kesin sonuçlar vermemekle birlikte, düük kilolu do¤umlar, do¤um öncesi ve do¤um sonrası
yaanan sorunlar, dikkat eksikli¤i bozuklukları,
yeme alıkanlıkları, bazı alerji türleri, görsel - iitsel
- algısal ve benzeri sorunların özel ö¤renme güçlü¤ü
ile ilikili oldu¤u varsayılmaktadır. Ancak bunlar her
çocukta farklı durumlarda ortaya çıkmakta ve her
çocuk için farklı nedenler ortaya koyulabilmektedir.
Disleksi, geliimsel nörolojik disfonksiyona ba¤lı
okuma sorunlarını ifade eder. Disleksi bir sendrom
olup pek çok alt grubu vardır. Geliimsel disleksi (primer veya spesifik disleksi), özgül okuma
bozuklu¤u olarak da bilinir ve ö¤renme bozukluklarının %80’ini oluturur. Disleksi üstün zekâlı çocuklarda veya averaj altı çocuklarda açı¤a çıkabilir.
Bazı aratırmacılar dislekside temel mekanizmanın, pe pee gelen sesler arasında ayrım yapamamak oldu¤unu savunurken, ço¤unluk ünlüünsüz kural yanlılarını ve fonolojik farkında olmamayı temel sorun olarak görmektedir. Disleksisi
olanların yazı hataları çok tipiktir. Özellikle b, p, d
harfleri ekil ve ses açısından birbirine benzedi¤i
için çok sık karıtırılır. Ayna, hayali yazı (mirror
writing) görülür. Çocuk her eyi ters yazar ya
da yazdı¤ını tersten okur. Böylece “ev” yazıp
“ve” diye okuyabilir, birbiri ardına gelen harfleri
bititirir. Noktalama iaretlerini bozuk kullanır.
Yazıları genellikle bozuktur. Disgrafi elik eder.
Kopyalayarak daha iyi yazarlar. Diskalkuli de elik
edebilir. Okul baarısızlı¤ı, okul reddi, davranı
sorunları, düzen bozucu davranı, hiperaktivite, migren, enürezis, anksiyete, depresyon, geri
çekilme balıca di¤er sorunlar olabilir. Çocu¤un
kiili¤ine göre bu sorunların a¤ırlı¤ı ve niteli¤i
de¤iebilir.
Sınıflandırılması
Özel ö¤renme güçlü¤ü DSM IV’te (Diagnostic
and Statistical Manual of Mental Disorders) dört
grupta incelenir.
• Okuma bozuklu¤u (Disleksi)
• Aritmetik bozuklu¤u (Discalculi)
• Yazılı anlatım bozuklu¤u (Disgrafi)
• Baka türlü adlandırılamayan ö¤renme
bozuklukları.
Okuma Bozuklu⁄u (D‹sleks‹)
Boder, klinik bulgular temelinde halen
yaygın kabul gören üç tip okuma bozuklu¤u
saptamıtır.[1,3] Buna göre disfonetik okuma
bozuklu¤u (harf-ses ilikisi bozulur), diseidetik
okuma bozuklu¤u (kelimeleri bir bütün halinde
okuyamaz; harf harf okur veya hiç okuyamaz) ve
bunların karıımından oluan üçüncü tip okuma
bozuklu¤u vardır. Disfonetik tipe iitsel disleksi
de denir. Görsel-iitsel ba¤lantı yoklu¤unda görsel
imge (harf) bir ses uyandırmaz ve grafem-fonem
ilikisi bozulur. Geliimsel disfazisi (geliimsel
konuma bozuklu¤u) olan çocuklarda bu tip bir
disleksi geliebilir. Di¤er bir ismi, dilsel disleksidir. Diseidetik tip görsel disleksi olarak da bilinir.
Disfonetik tipe göre daha seyrek oldu¤u (%5)
sanılmaktadır. Bunun dıında pek çok model
vardır ancak hiçbir model imdilik disleksiyi tam
olarak açıklayamamaktadır. Disleksili çocuklarda
172 FNG & Bilim Tıp Dergisi
motor bozukluklar sıktır. Sol eldeki belirgin
zayıflı¤ın yanı sıra sa¤ el yavalı¤ı dikkati çeker.
Fakat ya arttıkça ve motor performans görsel
olarak desteklendikçe disleksisi olanlar bazı motor
ilerde daha yetkin bulunmutur. Disleksi, %39
dile ait sorunlarla, %37 artikülasyon ve görselmotor sorunlarla, %16 görsel-mekansal sorunlar
ile ilikilidir. Perspektiften yoksundurlar, bisiklet
ya da saat resmi çizerken daha büyük sorunlar
çıkabilirler. Yukarı-aa¤ı ve sa¤-sol kavramlarını
karıtırırlar. Disleksili çocukların %50-80’inde
geliimsel disfazik defektler saptanmıtır.
Konumaya geç balama, konumanın yava
gelimesi ve tam bir ifade yetisi kazanamaması,
beceriksizlik ve ince motor hareketlerde kusurlar, el dominansının yerlemesinde zorluk söz
konusu olur. Dizi bellekte gecikme (alfabeyi,
ayları, haftanın günlerini sayma gibi) ve görsel
bellekte sıralama sorunları vardır. Disleksinin
belli bir tedavisi yoktur. Yüksek zeka, sorunların
erken tanınması, olumlu kiilik, yo¤un e¤itim ve
ö¤retim, çevrenin tevik edici olması önemlidir.
Evde birden fazla dilin kullanılması dezavantaj olabilir. Sık okul de¤itirme de önemli bir
olumsuz etkendir. Yala birlikte okuma sorunları
düzelir; fakat daima yaıtlarının gerisinde kalırlar.
Okumayı anlama sorunları daha de¤iken bir
seyir gösterir. Akademik açıdan pek ço¤u oldukça
baarısızdır ama 8. sınıfa do¤ru okudu¤unu anlama yetisi oldukça düzelir. Sözlü hikâye anlatmada
ve sözlü sınavlarda daha baarılı olurlar. ‹kinci
bir dil ö¤renmelerinde sorun olabilir. Bütün bu
handikaplara karın zekâsı yüksek bir disleksili,
bazı derslerde örne¤in bilgisayar, grafik sanat ve
sayıya dayalı alanlarda baarılı olabilir.[4]
Ar‹tmet‹k Bozuklu⁄u
(D‹scalcul‹)
Diskalkuli, edinsel ya da geliimsel serebral
bir patolojiye ba¤lı olarak sayısal ilikileri kavramada, hesaplamada, sayısal sembolleri görsel
ve mental olarak tanıma, kullanma ve yazmada
açı¤a çıkan defisitlere verilen isimdir.[5] Yapılan
çalımalar okuma sorununa göre daha nadir
oldu¤unu (tüm okul çocuklarının %1 oranında)
düündürmektedir.[6] Bunun nedeni ya gözden
kaçmasıdır ya da gerçekten daha seyrek olmasıdır. Diskalkuli olan çocuklar sayıları bozuk
ekilli, sıklıkla yer de¤itirmi, ters dönmü veya
ba aa¤ı edilmi ekilde yazarlar. Basit ilemleri
yapamazlar, ilem sembolleri bata olmak üzere
aritmetik sembolleri tanımazlar. Çok basamaklı
sayıları okumada zorluk çekebilirler, çarpma
bölme gibi ilemlerde sayıları uygun aralıklarla alt alta getiremezler. Çocuklarda balıca iki
tip bozukluk seçilir. Biri hesaplama, di¤eri akıl
yürütme alanındadır. Hesaplamada sayıları ters
çevirme, sayı sırasını ters çevirme, ilemleri
bozuk sıra ile yürütme, ilemleri yanlı yapma
söz konusudur. Sayıları atlayabilirler ve sa¤lama
yapamazlar. Akıl yürütmenin bozuldu¤u tipte dil
sorunu da vardır; sözel problem çözme, komutları anlama ve sorunu akılda tutup bir plana göre
adım adım çözme bozuktur. Ek olarak çocuk
ve erikinlerde mekânsal yeti sorunları görülür.
Algısal, motor veya görsel-mekânsal hatırlamada
sorunları vardır ve geometri için risk taırlar.
Seyrek olmayarak matematik sorunu olan çocukların di¤er alanlarda da sorunu vardır. Dikkat
eksikli¤i hiperaktivite bozuklu¤u (DEHB) olan
çocukların en sık baarısız oldukları ders matematiktir. Sözel olmayan ö¤renme bozuklu¤unda
da diskalkuli en sık rastlanan sorundur. Sayı
sayma konusundaki sorunlar üç ya civarında
bile belli olabilir ancak altı yaında sebat etmesi
anormaldir. Müfredatta izlenen sıra bilisel yetilerin kronobiyolojisi ile paraleldir. Önce toplama,
çıkartma, sonra çarpma ve bölme ö¤retilir. En
çok kesirli sayılar ve cebir balayınca sorun açı¤a
çıkar.
Yazılı Anlatım Bozuklu⁄u
(D‹sgraf‹)
Disgrafi, yazma yetene¤inde geliim gecikmesi
ya da edinilmi bir kayıptır. Yazı, en son kazanılan dilsel yeti oldu¤u için, dil bozukluklarında
en çabuk kaybolan ve bozuklu¤u en kalıcı olan
yetidir. Geliimsel konuma bozuklu¤u olan bir
çocu¤un okul döneminde tek sorunu disgrafi olabilir. Disgrafi salt motor bir sorun olarak motor
ilev ve kontrol bozukluklarında özgül bir yer
tutar ve ayrıca incelemeyi gerektirir. Bu durumda,
yazının mekani¤i bozulur; sıklıkla yanlı kalem
tutma ve yanlı harf oluturma seklindedir. Yazılı
dilin sentaks ve semanti¤indeki bozukluklara ba¤lı
olarak disgrafi ortaya çıkabilir ve bu durumda
disfazi veya mental rötardasyon altta yatan temel
neden olabilir. Ayırıcı tanıda kısa dikkat aralı¤ı ve
dikkatin da¤ılması gibi dikkat sorunları, yeterince
kendini verememe, okul fobisi ve rol yapma gibi
psikiyatrik sorunlar yer alır. Çocuklarda disgrafinin çeitli ekilleri vardır.
Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi” 173
Özel ö¤renme güçlü¤ü olan çocukların
genel davranı özellikleri
Okul öncesi dönemde:
• Konumada gecikme görülebilir.
• Birbirine yakın heceli kelimelerde sesler
karıtırılır. (“Su” yerine “bu” gibi)
• Ayakkabıların ba¤lanmasında baarısızlık
yaanır.
• Sa¤-sol karıtırılır.
• Bir i yapılırken her iki el de kullanılır, kullanılacak el konusunda belirgin bir seçim
yapılamaz.
• Alfabedeki harf ve seslerin ö¤renilmesinde
zorluk yaanır.
• Zaman ve yön kavramları birbirine
karıtırılır.
Okul döneminde:
• Okuma geç ve zor ö¤renilir.
• Yava ve hatalı okunur.
• Yazı bozuklukları çok sık görülür.
• Matematikte güçlük çekilir.
• Çarpım tablosunu ö¤renememe görülür.
• ‹mla ve noktalama hataları yapılır.
• d ile b, p ile b harflerini karıtırılır.
• Okudu¤unu anlamada sorun yaanır.
• Okurken sık sık harfler karıtırılır (“da¤”
yerine “ba¤”, “sal” yerine “al” vb.).
• Harflerin sırası karıtırılır (“kız” yerine
“zık” veya “ızk” vb.).
• Benzer kelimeler birbirine karıtırılır (“incir”
yerine “zincir”, “en” yerine “ne” vb.).
• Ayna görüntüsü ile ters olarak yazma.
• Bazı kelimeler yanlı hecelenir, hece atlanır, heceler tersten okunur - yazılır.
• Sesli okuma sırasında vurgulamalar inili
- çıkılı olur ve noktalama iaretleri görülmez.
• Dil sorunları görülür.
• Sayfa yanlı ve düzensiz kullanılır, çizgiler
arasında yazmada zorluk yaanır.
• Kelimeler çok yer kaplayacak ekilde aralıklı veya birbirine çok bitiik yazılır.
• Yuvarlak ve düz çizgiden oluan harfleri
yazmada zorluk yaanır.
• Aırı düzensizlik görülür.
• Dikkat da¤ınıklı¤ı veya erken unutma görülür.
• Geç ve yava yazılır.
• ekiller, semboller ve iaretler tersten algılanır ve yazılır. ( “+” yerine “x” kullanma
gibi)
• Öz güven yoksunlu¤u yaanır.
• Problem çözme becerilerinde gerilik gösterirler.
• Yazılı sınavlarda baarısızlık oranı sözlü
sınavlara kıyasla daha yüksektir.
• Zamanı kullanma, kavrama ve söylemede
zorluk yaanır.
• Kurulan cümlelerin sonunu getirmede
zorluk yaanır, genelde kısa cümleler
kurulur.
• Aırı hareketli ya da aksine çok dura¤an
olabilirler.
• Birden fazla ilem gerektiren problemlerde
sorun yaarlar.
• Soyut kavramları algılamada zorluk yaanır.
• Organize etme, sentez ve analiz etmede
güçlük yaanır.
• Uyum sorunu görülür.
• Görsel ve iitsel algıda yavalık söz konusudur.
• Motor koordinasyon sorunları yaanır.
Tedavi
Ö¤renme bozuklu¤unun tedavisinde ilaç kullanılmaz, tedavi e¤itimle gerçekleir. Ancak
hiperaktivite veya dikkat eksikli¤i gibi durumların varlı¤ında ilaçla destek sa¤lanır.[1,5,7] Ö¤renme
güçlü¤ü olan çocuk ve gençlerin e¤itimi sadece
normal sınıf müfredat programı ve özel dersleri ile gerçekleememektedir. Tanı konulup
de¤erlendirme yapıldıktan sonra oluturulan
özel e¤itim programıyla ve psikopedagojik
yaklaımla yapılacak e¤itsel terapiyle ö¤renme
gerçekleebilmektedir. Terapinin baarısı
olgunun çok iyi de¤erlendirilmesine ba¤lıdır.
Psikolojik terapi yapılmazsa ö¤renme bozuklu¤u
kendili¤inden düzelmemektedir. Terapinin
amacı; her çocu¤un ihtiyacı do¤rultusunda
ö¤renme deneyimleri kazanmasını sa¤lamaktır.
Tanı sonucunda özel bir e¤itim programı
oluturulur.
174 FNG & Bilim Tıp Dergisi
Tedavi sırasında uygulanacak psikopedagojik
programın ilkeleri:
1. Sorunla ilgili öncelikle ebeveyni bilgilendirmek.
2. Çocu¤un ö¤retmenini varsa PDR servisini
bilgilendirmek ve ibirli¤i yapmak.
3. Yetersiz ve sorunlu olan becerileri gelitirici
özel e¤itim programı hazırlamak, hedefleri
saptamak.
4. Terapi programı uygulanırken adımların küçükten büyü¤e, kolaydan zora,
yakın hedeflerden uzak hedeflere do¤ru
pekitirilmesine dikkat etmek.
5. Geri bildiren, farkına vardıran, düzelttiren
bir yaklaımla çocu¤un hatasını fark edip
düzeltmesine fırsat vermek.
6. Anne-babayı, çocu¤un ö¤renme, ders
çalıma, davranı ve alıkanlıklarındaki
sorunlarla nasıl ba edecekleri konusunda
e¤itmek, onlara danımanlık yapmak.
7. Ö¤renme güçlü¤üne elik eden benlik
saygısı, sosyal beceriler ve duygusaldavranısal sorunlar için bireysel-grup terapiye yönlendirmek.
8. Periyodik olarak de¤erlendirmek, devam
eden sorunlar için yeni programlar hazırlayıp yeni hedefler belirlemek.
Ö¤renme bozuklu¤u olan çocu¤un-gencin psikopedagojik terapisinde en sık bavurulan e¤itim
program ve stratejilerinin balıcaları:
1. Kephart’ın algısal-motor modeli: Kephart’a
göre ö¤renme bozuklu¤u olanlarda kaba
motor, ince motor, görsel algı ve beden
imajının gelitirilmesine önem verilmektedir. Tedavisinde kaba motor çalımalarda
yürüme tahtası, ritmik hareketler önemlidir.
2. Getman’ın e¤itim programı: Geliimci
görüe dayanır. Getman’ın e¤itim programında genel koordinasyon, denge,
el-göz koordinasyonu, göz hareketleri,
ekil tanıma ve görsel hafıza egzersizleri
a¤ırlıktadır.
3. Frostig e¤itsel terapi yaklaımı: Görsel
algıya ve dikkate önem verir. Algısal becerilerin otomatiklemesi için sürekli tekrarlanması gerekir. Uygun algılama için gerekli
olan unsur da dikkattir. Örne¤in; çocuk “b”
harfinin eklini ö¤renirken harfin ekline
ve çizgilere dikkatini yo¤unlatırmalıdır. Bu
nedenle dikkat yo¤unlatırma e¤itimi algı
becerisinin e¤itimi kadar önemlidir.
4. Piaget’in bilisel geliim kuramı: Bu
kuramdan özellikle erken tanı konulabilmesi için yararlanılabilir. Çünkü her geliim
dönemine ait bir geliim ödevi vardır ve
normal birey bunları yerine getirir. Bunlar
için algılama önemlidir. Terapide de algının
gelitirilmesine yönelik davranılmalıdır.
5. Duyulara dayanan akademik terapi:
Görsel, iitsel, kinestetik duyulara dayanan pedagojik yaklaımdır. Çocuk bir harfi
görür, adını duyar, söylerken parma¤ıyla
üzerinden gider, söyleyerek yazar. Bu teknikte okuma ve yazma e¤itimi beraber gider.
6. Vallet’in psikopedagojik terapi programı:
Geliimci görüe dayanır. Kaba motor,
duyusal motor entegrasyon, algısal-motor,
dil-kavram, sosyal geliim alanlarını
gelitirecek çok sayıda alıtırma içerir.
Son yıllarda psikopedagojik de¤erlendirme ve
terapide bilgisayar programları ve nöro-feedback
de önemli rol oynamaktadır. Bu konuda California
ve Rutgers Üniversitelerinin koordine çalımaları
sonucu dil ö¤renme bozukluklarını tedavi etme ve
heceleri anlaılır hale getirmek amacıyla bir bilgisayar oyunu gelitirilmitir. Aratırmacılar 2002
yılının Ocak ayında Science dergisinde yayınladıkları bu aratırmanın bir örneklem üzerinde baarılı
oldu¤unu bildirmilerdir. Bu çalımada; da, ba,
ta, ka gibi birbirine benzeyen heceler %50 uzatılarak kulaklıkla bilgisayar baında oturan çocu¤a
iletiliyor ve çocuktan bu heceleri tekrar etmesi
isteniyor. Do¤ru söylemeleri durumunda çocuklar
ödüllendiriliyor. Oyun aamalı olarak zorlaıyor.
Avrupa e¤itim sisteminde çocu¤un derslerinde
ilerlemesi okul ve aile ibirli¤ine ba¤lıdır. Amaç
ö¤renciyi müfredata uygun olacak sınıf düzeyine
getirmektir. Amerika’da ise ö¤retmen sınıfta ders
verirken tek bir anlatım yöntemine ba¤lı kalmaz.
Her yetenek ve zeka düzeyine uygulayabilece¤i
pek çok yöntemi vardır. Ö¤renciyi tek bir programa ve aynı sürede baarmaya zorlamak yapılacak
en büyük e¤itim hatasıdır.
Amerika’da okuma-yazma, ders çalıma zorlu¤u
çeken, ailevi ve sosyal sorunları da olan çocuklara sorunlarını inceleyerek yol gösteren yardımcı
Özel öğrenme güçlüğü “Disleksi” 175
olan pedagojik kurumlar vardır. Bu kurumlar
herhangi bir nedenle okula uyum sa¤layamayan
ö¤rencilerden sorumludurlar. Sınıflarda derslerle sorunu olan ö¤rencilere kurumun remedial
ö¤retmenleri yardımcı olur. Bu da yeterli olmazsa remedial ö¤retmenin ve sınıf ö¤retmeninin
hazırladı¤ı özel e¤itim programı okuldan sonra
çocuklara teker teker uygulanır.[8]
Baarısız ö¤renciler için derslerine yardımın
yanında pedagojik önlemlere mutlaka gerek duyulur. Çünkü baarısız ö¤renciler ve pedagojik sorunlar hep bir arada bulunur. Derslerine çalımak istemeyen, yeterli not alamayan çocuklar ö¤retmene
ve derslere karı dümanca bir tavır sergiler. Hayal
kırıklıkları onlarda korku, suçluluk ve çekingenlik
duygusu yaratır. Kendi de¤er ve becerilerinden
üphe duyarlar. Cesaretlendirilmeye, yüreklendirilmeye muhtaçtırlar. Bu amaçla pedagojik yardımcı derslerde ilk önce çocuklarla çeitli oyunlar
oynar. Bu oyunlar, yap-boz tahtaları, çocuk-dünya
oyunu, kukla tiyatrosu, resim boyama gibi yaratıcı
oyunlardır. Bu oyunlarda amaç çocu¤un disipline
edilmesi, temiz, düzgün çalıması de¤ildir. Tek
amaç baarısızlı¤ın çocuklara verdi¤i agresiviteyi
açı¤a çıkarmak, onları nefret-iddet duygularından
arındırmak ve rahatlatmaktır. Bu arada çocu¤u
rahatsız eden temel sorunla ilgili ipuçları elde
edilir.
Ülkemizde özel ö¤renme güçlü¤ü olan çocuklar özel çabalarla sınırlı sayıdaki, çocuk ruh
sa¤lı¤ı merkezlerinden bireysel psikopedagojik
yardım almaktadırlar. Bu kiiler normal ya
da normalin üzerinde zekaya sahip oldukları
halde zihinsel özürlüler kadar anslı de¤ildirler
(Bunda özel ö¤renme güçlü¤ü kavramının yeni
yeni gelimesi ve tam olarak ne tür önlem
alınabilece¤i ve nasıl tanılandırılaca¤ı konusunda
geni bilgiler olmamasıyla da ilikilendirilebilir.
Sorunun çok net olarak karımıza çıkmaması
ve bu durumun zamanla düzelece¤i inancının
olması da bunda etkili olabilir).[9]
1992’den bu yana RAM’larda çalıanlara
yönelik bu konuda hizmet içi e¤itimler düzenlenmektedir. Fakat bunlar yeterli de¤ildir. Milli E¤itim
Bakanlı¤ının 2000 yılında yayınladı¤ı yönetmelikte ö¤renme bozuklu¤u olan ö¤rencilere bazı
ayrıcalıklar tanınmaya balanmıtır. Üniversite
düzeyine gelmi ö¤renme bozuklu¤u olan çok
sayıda genç ilgilenilmeyi beklemektedir.[9]
Öneriler
• Çok geç kalınmadan ve zarar verilmeden;
fark edilir edilmez bir uzmana götürülmesi.
Özel ö¤renme güçlü¤ü özel bir uzmanlık
gerektirir. Bu yardım ö¤retmenlerden beklenmemelidir. Gerekli tıbbi ve psikolojik
ölçümler yapılmalı, psikoe¤itim ve psikiyatrik destek sa¤lanmalıdır.[10]
• Özel ö¤renme güçlü¤ü olan çocuk öncelikle oldu¤u gibi, kimseyle kıyaslama yapmadan ve özel durumu inkar edilmeden kabul
edilmeli.
• Sabırlı, anlayılı ve ho görülü olunmalı
• Tutarlı davranmalı. Bir gün sabırlı ve
anlayılı iken di¤er gün “senden bıktım”
dememeli. Aynı zamanda çocu¤a karı
evdeki di¤er bireylerin de birbirleri ile tutarlı olmaları gereklidir.
• Her bireyin kendine ait yapabilirlikleri, ilgi ve
yetenekleri oldu¤u unutulmadan; çocu¤un
yapamadıkları üzerinden de¤il yapabildikleri
üzerinden hareket edilmeli.
• Okul ve ö¤retmenleri ile yakın bir iletiim
içine girilerek birlikte ortak adımlar atılmalı.
• Okul dıında gerekli destekleyici e¤itim
ve çalımaların yapılması için ilgili yerlere
yönlendirilmeli.
• Öz güven kazanması için gerekli deste¤in
verilmesi, sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi, yapabildiklerinin takdir edilmesi ve
tevik edilmesine dikkat edilmeli.
• Çocuktan utanılmamalı ve toplumdan
uzaklatırılmamalı.
• Çocu¤a her eyin yolunda oldu¤una dair
güven verilmeli.
• Kendini ifade etmesine, farklılıklarını ortaya koymasına izin verilmeli.
• Her çocu¤un büyüme - gelime ve ö¤renme
seviyesinin farklı oldu¤unu düünerek
çocu¤a dair büyük beklentiler içine girilmemeli, zorlanmamalı ve bakaları ile kıyaslanmamalıdır.
• Yeterli ilgi ve sevgiyi vererek, onun sizin
için ne kadar de¤erli ve önemli oldu¤unu
lütfen her defasında belirtiniz.[11]
176 FNG & Bilim Tıp Dergisi
……. Sorunsuz ve mutlu bir yaamı çocuklarınızla yaamanız dile¤iyle ……..
Çıkar çakıması beyanı
Yazarlar bu yazının hazırlanması ve yayınlanması
aamasında herhangi bir çıkar çakıması olmadı¤ını beyan
etmilerdir.
Finansman
Yazarlar bu yazının aratırma ve yazarlık sürecinde
herhangi bir finansal destek almadıklarını beyan
etmilerdir.
KAYNAKLAR
1. Erman Ö. Disleksi. Çoluk Çocuk Dergisi 2002;17:8-
10.
2. Kulaksızo¤lu A. Farklı gelien çocuklar. 1. Baskı.
‹stanbul: Epsilon Yayınları; 2003.
3. Salgın A. Available from: www.ntvmsnbc.com/
news/248621. [Eriim tarihi: 07.03.2004]
4. Güner O. Available from: www.vizyoner.com/
matematikbozukluklar.htm. [Eriim tarihi:
07.03.2004]
5. Ö¤renme bozuklukları. Mayo Clinic. ‹stanbul. Hürriyet
Ofset 1995;1:159-62.
6. enel H. Okuma güçlü¤ü olan ve olmayan ilkokul
ö¤rencilerinin okuma düzeylerinin ve dislektik
özelliklerinin karılatırılması. Ankara: Ankara
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel E¤itim
Ana Bilim Dalı; 1998.
7. Özer Z. Available from: www.hastarehberi.com/
ogrenmebozuklugu.htm. [Eriim tarihi: 07.03.2004].
8. Korkmazlar Ü, Kulaksızo¤lu A, editörler. Farklı gelien
çocuklar. 1. Baskı. ‹stanbul. Epsilon Yayınları; 2003.
9. Karlıda¤ F, Ertürk S. Available from: www.yayim.meb.
gov.tr/yayimlar/sayı:39/karlidag.htm [Eriim tarihi:
04.04.2002]
10. Eran M. Disleksi dahi olmaya engel de¤il. Hürriyet;
27.02.2002. s. 21.
11. Ataç F. Ö¤retmenler için ö¤renci psikolojisi. 3. Baskı.
‹stanbul: Epsilon Yayınları; 2003.

Bizi Arayın